Connect
Yukarı çık

Bitmeyen Bir Yolculuktur Annelik

Bir çok kitabın nasıl ideal anne baba olunuru anlattığı günümüz dünyasında, anne babalar bir endişeyle bir çok kaynağı okuyup ciddi bir kafa karışıklığı yaşayabilirken, pek çok anne baba ise kitaba bilgiye ihtiyacı olmadığını düşünüyor ve el yordamı bir anne babalık yapıyor. Peki, ne yapalım da ideal olan o anne babayı olalım?

Çocuklarına taşıyabileceği sorumlulukları vermek te ebeveynlerin görevleri arasındadır. Çocuklarına hayata engelsiz bir hayat olmadığını güçleri oranında çocuklarına öğretmelidirler. Yaptıkları işlerin bir bedeli olduğunu, istediklerine her an ulaşamayacaklarını da öğrenmelidir çocuklar.

Neredeyse on dakika sürecek bir şehiriçi otobüs yolculuğu. Bir anne, yanında iki genç kızı. Kızlardan küçük olan annesine oturmasını söylüyor, iki kişilik koltuktan birine. Cam kenarında büyük kız oturuyor. Annesi küçük kıza yalvaran ses tonuyla “Yok, kızım sen otur.” diyor. Kız annesine azarlar bir ses tonuyla “Sen otur.” diyor. Anne oturup ancak bir kedinin sığacağı kadar yer açıp kıza yine yalvarıyor. “Gel kuzum, otur, yorulma, ayakların şişmişti senin.” Kız yine azarlıyor ve yolculuk boyunca ara ara bu şekilde bir diyalog geçiyor aralarında. Ergen bir gencin gergin olmasını anladık, hadi diyelim peki annenin kızına ısrarcı tavrının anlamı nedir? Kızın sağlığı yerindeyken normal olan annenin oturması değil mi? Diyelim ki, kızda bir sağlık sıkıntısı olsun, neden ablası yer vermiyor da anne kalkmak istiyor?

Şimdi sizin de çok iyi bildiğiniz o hadis-i şerifi hatırlayalım mı? Efendimiz (sav) kıyamet alameti olarak cariyelerin efendisini doğuracağını söylüyor. Bu haberi annelerin çocuklarına köle gibi hizmet edeceği şeklinde yorumlayan âlimler var. İnsanların bir çok konuda sakatlanan algı dünyası, ebeveynlik konusunda da maalesef hasta bir halde desek abartmış olmayız.

Ebru TOSLAK

Devamı Maaile Dergi Ağustos Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • DİZİ NESİLLERİ

    Televizyonlarda yayınlanan diziler ailecek vazgeçemediğimiz, komşularla, akrabalarla buluşup seyrettiğimiz programların başında geldi. Fark etmeden sevinçle, merakla dizilerde verilen mesajları yavaş yavaş...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİME YABANCIYIZ?

      Son peygamberin ümmeti olarak tüm yeryüzünden sorumlu isek ve bu sorumluluğumuz kıyamet saatine kadar devam ediyorsa biz bu dünyada kime...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİLİTLİ KAPI

    34. sayıdaki Beklenmedik Misafirler adlı hikayenin devamı… Anlayacak ve çözümleyecek çok şey vardı. Anlaşılan o ki ödenecek bedeller de vardı. Gerçi...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • ZAMANIN KIYMETİ

    Her insanın her duruma biçtiği bir değer vardır. Çoğu durum belki tekrarlanabilir, yinelenebilir fakat zamanın tekrarlanabilir özelliği yoktur. Zaman, açıklanması ve...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • MİLLİ GÖRÜŞ’SÜZ OLMUYOR!

    Bu memleketin son yarım asrından Milli Görüş’ü çıkarırsanız geriye millet adına yapılmış bir şey kalmaz. Geçen zamanın bize öğrettiği hakikat şu...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • BİR EYLEM BİÇİMİ OLARAK YABANCILAŞMA

    Maddiyatı merkeze alan aile için, çocuğunun fiziksel, ruhsal dünyasında yaşanan dönüşümler göz ardı edilir. Her anlamda yabancılaşma yaşanır. Bir evin içinde...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİTLE İMHA KUŞAĞI: KADIN PROGRAMLARI

    Dünyada ve özellikle ülkemizde yayınlanan kadın kuşağı programları ve formatları, sömürü düzeninin bir ürünü ve projesidir. Kadının mahremiyetini, estetik değerlerini ve...

    Maaile DergiEkim 12, 2019
  • EVVEL REFÎK, BADE’L TARÎK

    Bismillahirrahmanirrahim; Zafer inananlarındır ve zafer yakındır… Dost; Allah’ı ve ölümü hatırlatandır. Düşman ise sizi dünya gailesine daldıran ve ölümü unutturandır. Ama...

    Maaile DergiEkim 12, 2019
  • ZAMANIN İÇİNDEN YANSIYANLAR

      08 Ekim 1912 BALKAN SAVAŞLARI BAŞLADI Fransız İhtilali ile başlayan milliyetçilik akımları en fazla çok uluslu devletleri etkilemekteydi. Osmanlı Devleti’nin...

    Maaile DergiEkim 12, 2019