Connect
Yukarı çık

ÇOK KATLILAŞAN HAYATLARIMIZ

“Belki farkında olmadığımız, belki de çaresizlik içinde alışmaya veya alıştırılmaya çalıştığımız gerçek şu ki; yeni, modern şehirler, marka yaşam alanları bize hiç de ait olmayan bir dünya sunuyor. İnsanların mutluluğundan ziyade tamamen gösteriş ve tüketimi yansıtan bu çok katlı mimari, kültürümüzden ve değerlerimizden tamamen uzak bir ideolojiyi içinde barındırmaktadır.”

Mahremiyeti ortadan kaldıran, tamamen kazanç kaynağı olarak düşünülmüş, insanlığımızı öldüren bu dikey yapılaşma giderek her yere yayılıyor. Mahalle kültürümüz elimizden alınıyor. Çat kapı deyiminin anlamını unutmaya başladık bile.

Adil paylaşımın, üretimin ve hizmetin esas alındığı bir sistemde insanlar kendilerine ait toprakları bırakıp kendilerine ait olmayan bir yaşamın parçası olmak için omuzlarına kaldıramayacakları yükler almak zorunda kalmayacaklardır.

Günümüzün şehirlerinde, hayatımız belirli alanlara sıkışmış, hareket etme kabiliyetimiz kısıtlanmıştır. Metrekaresi belirli alanlarda kurduğumuz yalnız ve sessiz hayatlar bizi daha çok içimize döndürmekte ve toplumsal ilişkilerimizi zedelemektedir. Bu yalnız yaşamların metrekaresine binlerce liralar ödeyerek, neredeyse ömür boyu sürecek borçların altına giriyoruz. Bu sırtımıza yüklenen borçların altında ruhlarımız ve bedenlerimiz eziliyor. Tek gayemiz şu koca şehirde başımızı sokacak bir çatı sahibi olmak.

“Belki farkında olmadığımız, belki de çaresizlik içinde alışmaya veya alıştırılmaya çalıştığımız gerçek şu ki; yeni, modern şehirler, marka yaşam alanları bize hiç de ait olmayan bir dünya sunuyor. İnsanların mutluluğundan ziyade tamamen gösteriş ve tüketimi yansıtan bu çok katlı mimari, kültürümüzden ve değerlerimizden tamamen uzak bir ideolojiyi içinde barındırmaktadır.” Bizler bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu yeni yaşam tarzının bir parçası haline geliyoruz.

FATMANUR TEKE

Devamı Maaile Dergi Mart Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dosya

  • ŞEHİRLERİN RUHU VARDIR

    Yeniden şehirler kurmalıyız. Bizim inancımızın, fıtratımızın, kültürümüzün taşıyıcısı şehirler. İnsanların bir biriyle omuz omuza, kol kola, kardeşçe, dostça yaşanılan şehirler kurulmalı....

    Maaile DergiMart 15, 2019
  • ŞAHSİYET VE ÜSLUBUYLA İZ BIRAKAN LİDER

    Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, gerek çevresindekilere, gerek devlet adamlarına karşı son derece nazik, güler...

    Maaile DergiŞubat 21, 2019
  • Maaile yazarı Safiye Gül’ün “Erbakan Günlüğü’nden…

    O’NUN DERDİ İNSANLIĞIN SAADETİYDİ “Akıl baliğ insan için İslam’dan başka yerde karar kılmak, akıllı işi değildir. Eğer İslam’dan başka şey için...

    Maaile DergiŞubat 21, 2019
  • Bitmeyen Mücadelenin Bitmeyen Mühimmatı

    Müslümanın kullandığı dil ve üslup nasıl olmalı? İnsanlara kızarak, rencide ederek bir yere varılmaz. Hiç kimse kaba saba, kızgın, nefret dolu...

    Maaile DergiŞubat 21, 2019
  • Her Anne Bir Okuldur SCHLÜSSELKİND!

    Almanya’da ilkokul çocukları arasında üzücü ve aşağılanma ifadesi olan bir kelime vardır, “Schlüsselkind’’ (anahtarlı çocuk). Çalışan annelerin çocuklarının boynuna iple, kurdela...

    Maaile DergiOcak 8, 2019
  • EV HANIMLIĞI MESLEK MİDİR?

    İnsanlık tarihi boyunca aile birlikteliğinin devamında önemli bir vazifeyi getiren ev hanımlığı, kapitalizmin insanın her cinsinden her halinden faydalanması sebebiyle hafifsenmeye...

    Maaile DergiOcak 8, 2019
  • Batıcılık ve Avrupa Birliği Hayali Ailemizi Yok Ediyor!

    Toplumsal sorunlarımıza yaklaşımımızda seküler düşünce ve anlayışlarından uzaklaşarak kendi kadim medeniyet değerlerimize dönmek mecburiyetindeyiz. Bizim inanç ve değerlerimiz, tarih ve medeniyet...

    Maaile DergiAralık 16, 2018
  • Ayakkabının Tekini Kaybetmeden!

    Hayat denge üzerine kurulmuştur. İnsan akıl ile kalbin, madde ile mananın, varlık ile yokluğun, söz ile sükutun vel hasılı her şeyin...

    Maaile DergiAralık 16, 2018
  • AİLE EN BÜYÜK SERVETTİR

      Paylaşmak… Çağımızda aileleri birbirinden uzaklaştıran en büyük etken bu kelimeyi unutmaya başlamamız. Aynı sofrayı, bir ekmeği, aynı odayı, duygularımızı, hislerimizi...

    Maaile DergiAralık 16, 2018