Connect
Yukarı çık

Editörden

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kudüs Özgür Olmadan, İstanbul Özgür Olmaz!

 

Zarifoğlu, “Filistin: Bir sınav kağıdı, her mü’min kulun önünde” der. Son yüzyılda müslümanların sorunlarının düğüm noktasıdır Filistin. Müslümanların dünya hakimiyetini kaybettiğinden beri çekmediği çile kalmamıştır. Bunlardan biri müslümanların ilk kıblesi, bütün peygamberlerin durağı olan Filistin/Kudüs meselesidir. Osmanlı döneminde sadece bir onbaşı ile güvenliğin sağlandığı bir huzur şehri iken, Osmanlı’nın ardından çok geçmeden dünyanın en kanlı yeri haline gelmiştir. Ve modern zamanda yaşayan müslümanların çözmek zorunda olduğu meselelerin en önde gelenidir.

Kudüs/ Filistin meselesi mihenk taşıdır. Dünyada hakkın mı batılın mı hakim olduğunu ortaya koyar. Müslümanların en birinci davası olan yeryüzünde “Hakkın hakim olması” davasında turnusol kağıdıdır. Müslümanlar Filistin’i dert edindiği sürece müslümanca var olabileceklerdir. Müslümanca dünyada var olmanın ispatıdır diyebiliriz Filistin davası için.

Peygamber Efendimiz (sav) müşriklerin baskılarında bunaldığı bir zamanda Mekke’den alınıp Mirac’a yükseltildiği zaman Mescid-i Aksa, kutlu yolcu için bir durak olmuştur. “Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.” (İsra/1)

Günümüzde Filistin, kimilerinin hamaset yapmasına kimilerinin ise edebiyat yapmasına kaynaklık etse de esas olan Filistin müslümanların üzerinde bir imtihandır. Bu ayki sayımızda Maaile olarak tamamen Filistin/Kudüs meselesine yer verdik. Yazarlarımız Kudüs/Filistin meselesini farklı çallardan ele aldı. Yürekleriyle hazırladılar dosyalarını. Dünyada yaşanan her zulmün kaynağının ırkçı emperyalizm olduğu şuuruyla. Yeryüzünde dağılmış müslümanların Kudüs/Filistin davası etrafında buluşması gerektiği şuuruyla. Allah’ın insanlara olan vaadini unutmadan güçleri nispetinde Filistin davasını kuşanarak. Kürsülerde ahkam kesmek için değil, İslam Birliği’ne giden yolda bir adım olsun için yazdılar. Kalpleri titreyerek, Rablerinden ve Filistin’i sapan taşları ile koruyanlardan utanarak yazdılar. Vicdanları rahatlatmak için değil, müslüman olmanın mesuliyetini taşımak için yazdılar.

Bu sayımızda da bilincimizi, şuurumuzu diri tutmak için, İslam Birliği’ne ve “Adil düzen”e dayalı “Yeni Bir Dünya” kurma çalışmalarında Hz. İbrahim’i yakan ateşi söndürmek için ağzındaki bir damla suyu taşıma gayretinde olan karınca gibi sayfalarımıza işledik

gayretimizi. Şuurlu ve sorumlu okumalar.

Fiemanillah…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel