Connect
Yukarı çık

Editörden…

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Modern Kölelikten Kurtuluş: Ancak Allah’a Kul Olmak!

Mübarek zamanların ikliminde dünyamız küresel bir mesele ile karşı karşıya iken Ramazan’ı idrak edeceğiz. Ömrümüz vefa ederse yeniden, arınmak için oruçlarımızı tutacağız, sahurlarımız, iftarlarımız, mukabelelerimiz, teravihlerimiz elimizden tutacak. Materyalist anlayışın içinde boğulan ruhlarımıza ve bedenlerimize ve bir inşirah olacak. Yeniden düşünmeye başlayacağız, kim bilir? Biz kimiz? Nereden geldik? Ve bu yolcuğumuz nereye? Yeniden şuuruna varacağız kulluğumuzun. Rabbimize duamızdır ki; O’nun razı olacağı bir hayatı yaşamak O’nun huzuruna çıkalım. Rabbimize yine duamız odur ki; Ramazan’ı, Ramazan’ın ruhunu göre idrak edelim bu yıl.

Maaile olarak her ay olduğu gibi bu ay yine dertlerimizi, müslümanların dertlerini ve insanlığın dertlerini ele aldık. Bir hayat yaşıyoruz. Bunun ne olduğunu, nasıl olduğunu irdelemeye çalıştık kalbimizin, aklımızın yettiği kadar. Modern zamanda yaşayanlar olarak köleliğin yüzyılımızda olup olmadığını, bu köleliğin nasıl bir kölelik olduğunu, tüm insanları köle yapan “faizi”, kula kulluğu dayatan yaşam şekillerini, eşrefi mahlukat olarak yaratılan insanoğlunun getirildiği sefil kölelik halleri, tüm dünyayı sömürenlerin zihinlerinin arka planını kısaca “modern köleliği” ele alarak kalemimizi, klavyemizi işlettik. Müslüman yaşadığı zamanın ve mekanın şahididir. Bu şahitlik ona ahirette hesabını vereceği bir sorumluluğu omuzlarına yüklemektedir. Hiç bir müslüman “bana ne, beni ilgilendirmez, benim neye gücüm yeter” diyerek kenara çekilemez. Allah’ın yeryüzünde “halife” seçtiği insanların içinden seçilmiş topluluk müslümanlardır. Müslümanlar; Allah’ın verdiği akıl, kabiliyet, ilmi yeryüzününde “doğru hak anlayışının” hakim olması için kullanmak zorundalar.

Yaşadığımız dünyaya baktığımızda bir sömürü sisteminin olduğunu görüyoruz. Zalimlerin ataları firavunlar nasıl baskı, kan, gözyaşı ve zulümle dünyayı sömürdülerse, onların torunları (zihin olarak) aynı şekilde dünyayı sömürmekteler. Kurdukları sistemle, elini ateşe sokmadan, çeşitli türde maşalarla, işbirlikçileriyle, gönüllü köleleriyle varlıklarını sürdürmekteler.

“Onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsa bile, onların tuzakları Allah’ın katındadır. Sakın, Allah’ı Peygamberlerine olan döner sanma. Şüphesiz Allah azizdir, intikam sahibidir.” /İbrahim; 46-47

İbrahim suresindeki bu ayetleri aklımızda ve kalbimizde tutarak yaşadığımız dünyanın röntgenini çekmeye çalıştığımız bu sayımız dua ederim ki; bizleri yeniden okumaya, düşünmeye, anlamaya ve bildikleriyle amel eden has mümin kullardan olmamıza vesile olur.

Fiemanillah…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel