Connect
Yukarı çık

Editörden…

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hayat ‘An’dır!

İnsanoğluna verilmiş en büyük nimetlerden biri de şüphesiz “zaman”dır. Yaşadığımız dünyayı zaman ve mekan boyutundan algılar ve anlamlandırırız. Çünkü biz zaman ve mekan ile sınırlandırılmışızdır bu dünyada. Bu dünyada bizi misafir eden belli zaman dilimi dahilinde burada kalacak olmamızdır. Vakti gelince de esas yurdumuz olan ahirete göç edeceğiz. Ve film orada kopacak. Geleceğini bildiğimiz ama gelmeyecekmiş gibi yaşadığımı hesap zamanında kendimizi bulacağız.

Geçmiş zamanda yaşadıklarımız kimliğimizi oluştururken bizim ne olduğumuzu bize öğretirken gelecek zaman hayallerimizi, hedeflerimizi gerçekleştireceğimiz; geçmiş zamandan teslim aldığımız değerlerimizi geleceğe aktaracağımız zaman, hafızamızdır. İnsana şahsiyet kazandıran hafızasında kayıtlı olan girdiler, mesajlar ve bilgilerdir. Bu açıdan da ele aldığında zaman konusu ele almaya değer bir konudur. Kimlik inşasında insanın hafızasında, genlerinde olan bilgi zamanla inşa edilen bilgidir.

Dünya algısını bölünmüş modern zamanın insanlarında her alanda ve her konuda olduğu gibi zaman konusunda da bir bölünme mevcut. Yaşadığımız kapitalist sistemin düz zaman algısı diğer ülkelere, milletlere sirayet etmiştir. Kapitalist, modern yaşamda zaman iş ve ev arasında geçmektedir. Zaman iş başı yapma ve işi bitirme üzerine tasarlanmış, zamanın geriye kalan kısmı da bir dahaki iş gününde daha fazla verimli çalışma üzerine planlanmıştır. Oysa biz müslüman toplumunda ne olması gerekir? Allah’ın katında günü “beş vakte” göre dizayn edilmiş yaşam şekli ne kadar hayatımızdadır? Herhangi birisiyle randevumuzda hangi saat anlayışını, vakit anlayışını kullanmaktayız? Öğle namazında sonra mı diyoruz yoksa iş çıkışı saat 18:00 mi?

Maaile olarak fütursuzca harcadığımız zaman konusunu bu ay sayfalarımıza taşıdık. Hep sakız çiğner gibi söylediğimiz “zaman kıymetlimizdir” sözünü farklı pencerelerden ele alarak açımlamaya çalıştık. Her sabah uyandığımızda hesabımıza yüklenen bu zaman nimetini bir müslüman olarak, bir müslüman hanım olarak nasıl yaşıyoruz? Zaman üzerine tefekkür mü ediyoruz yoksa ağız alışkanlığı “sayılı günler geçer” deyip hayatımıza devam mı ediyoruz? Allah’ın biz kullarına verdiği her nimetin bir şekilde yeryüzünde yerine ikamesi var. Fakat zaman nimeti bir kez elden çıktı mı “an”ı bile geri getiremeyiz. Bu durum zaman nimeti konusunda göstereceğimiz hassasiyetin ne kadar yüksek olması gerektiğini gösterir.

Her ay olduğu gibi gerek şablon konuları gerekse de yaşama dair farklı ve etkili meseleleri ile bu ayda dopdolu karşınızdayız. Gündelik yaşamın etkisiyle gündemimizden düşen, gözümüzden kaçan konuları hatırlatıyoruz. Neler yapabiliriz diyerek sizinle hasbihal ediyoruz.

İnsan belli zamana tabi biz dergiler ve yayın organları da sayfa sınırlamasına tabiyiz. Kısıtlı sayfalarımızda da olsa insanlığa, müslüman alemine faydalı olacak, modern yaşamın çarkları arasında sıkışmışlara bir nefes olmaya gayet ediyoruz. Uzun ve sıcak yaz günlerinde bir serinlik olmak duasıyla.

Fiemanillah…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel