Connect
Yukarı çık

Editörden…

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Zeynep Gazali Duruşu

Dünya tarihini sorsalar insanlara kendi kahramanlık hikayeleri üzerinden anlatır her millet, her toplum. Yeryüzünde hala var olan milletleri ayakta tutan, dünyada var kılan milletlerin bu kahramanlık hikayeleridir. Nesilden nesile aktarılan hikayeler milletlerin kimliklerini oluşturur, dünyaya karşı duruşları tespit eder. Bu hikayelerin bazısı gerçek yaşanmış olaylardan ortaya çıkmıştır, bazıları da insanların uydurduğu hikayelerdir. Milletler/toplumlar kendilerini var eden hikayelere tutunarak varlıklarını sürdürürler. Hikayesini kendi yazmayan milletler ise tarihten zamanla silinir gider. Nice örnekleri olduğu gibi.

Müslüman toplumları da ayakta tutan İslam davasını kıtalar ötesine ulaştıran bu tür hikayelerdir. Mesela Tarık bin Ziyad’ın gemilerini yaktırması. Hatta dilimize “gemileri yaktım” deyimi bu olaydan gelir. Tarık bin Ziyad o gün gemileri yakma kararı alınca kendi askerlerine “Artık geri dönüş yoktur.” duygusunu vermiş, çağlar sonrasında müslümanlara da hak bir davada yola çıkılacağı zaman sebatkar olmanın nasıl olacağını öğretmiştir. Bu hikayeyi çoğumuzun bilimsel kitaplardan değil kulaktan kulağa anlatılan hikayelerden öğrenmişizdir.

İslam davasının mensupları her devir kadını-erkekiyle, genci-ihtiyarıyla, çocuğuyla yaşadıkları çağın nemrutlarına karşı durmuşlardır. Ellerinden geldikçe Allah’tan başka yeryüzünde tanrılık iddiasında bulunan herkese karşı kıyam etmişlerdir. Allah’tan başka secde edilecek, Allah’tan başka rızık beklenecek tanrı olmadığını, ilah olmadığını haykırmışlardır. Yeryüzünde şımarıkça tanrıcılık oynayan nice zalimlere bu dünyadan geçici olduklarını hatırlatmışlardır. Ve bütün insanlığa İslam’ın nefes veren sözünü taşımaya çalışıyorlardı. İsmi bilinen ve bilinmeyen nice kahramanlar bu dünyadan geçti.

Biz de bu sayımızda günümüzün mücahidelerinden Zeynep Gazali’yi kapağımıza taşımaya gayret ettik. İslam’a ait kahramanlıkların geçmişte kaldı düşüncesini kırmak hem de çağımızdan çağımıza ses olmak hem de gelecek nesillere gerçek yaşamdan neşet etmiş hikayeleri ulaştırmak niyetini aldık. Anlatılan firavunluk hikayelerinin geçmişte kalmadığını günümüzde hala yaşıyor olduğunu ve bu firavunlara karşı direnen, hakkı söyleyenlerin sadece tarihteki Hz. Asiyelerin olmadığı günümüzün Asiyelerinin de olduğunu anlatmak istedik. Firavun’un vatanında yüzyıllar sonra yine ve yeni bir Asiye olan, dönemin azgın iktidarlarına karşı hakkı savunan, hak olanı savunduğu için horlanan, hapse atılan, işkenceye tabi tutulan, malı-mülkü gasp edilen Gazali’nin hayatından payımıza düşenler muhakkak vardır.

Her devrin kendi Asiye’si, Meryem’i, Hatice’si muhakkak olmuştur. Müslüman anneler çocuklarını bu hikayelerle büyütmüştür. Biz de büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi Maaile olarak yeni hikayeleri anlatmaya çalışıyoruz. Her sayımızda Maaile olarak şuuru kuşanmak, bilinci diri tutmak için hazırladığımız yeni dosyalarımızı istifadenize sunmaya gayret ediyoruz. Hayatımıza “Gazali duruşu” sirayet etmesi duasıyla…

Fiemanillah…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel