Connect
Yukarı çık

Editörden: Aile İçin Moda Değil, Acil Eylem

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

Ülkemizin gündeminde aile ve evlilik düşmüyor. Ve maalesef konuştuğumuz konular ailemizle daha iyi neler yapabiliriz, ailemizle yeni dünyanın kurulmasında hangi hedefleri koyabiliriz, gibi konuları konuşamıyoruz. Çünkü ailemizi koruma derdine düşmüş durumdayız.

Gerek küresel güçlerin aileyi hedef alan çalışmaları, gerek müslüman ülkelerdeki yöneticilerin küresel güçlerle beraber olma isteği, arzusu sebebiyle ülkelerimizde yapılan medeni kanun değişiklikleri gerek medyanın her tür yayınında aileyi yok edici içerikleri ve bunun yanında sahipsiz kalan İslam ümmeti! Müslümanlar kendi emek ve bilgileri gereğince inançlarını yaşamaya çalışsalar da tarihte hiç olmadığı kadar batılın baskı ve tahakküm altında yaşıyor.

Geçen ay sayımızda ele aldığımız kapağımız “Kuşatılan Aile” konumuza bu sayımızda da “Moda, evlilik, nikah” gibi değişmeyen gündemlerimizi ele aldık. Yaz mevsiminde olmamız hasebiyle genellikle düğünlerimiz bu mevsimde gerçekleşir. Bu mevsimde neler yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Allah’ın Resul’ünün (sav) bir emrini yerine getiriyoruz diyerek İslam’ın hangi farzlarını ihlal ettiğimiz şikayet konusudur. Olmalıdır da! Sonuçta müslüman hayatını doğumundan ölümüne hayatını düzenleyici olarak İslam’ı kabul ettiğini söyleyendir.

Son dönemlerde gündemimizi işgal eden mesele evlenme yaşının oldukça yükselmesi. Ülkemizde evlenme oranları düşerken boşanma oranları artmakta, doğum oranları da Avrupa’yı kıskandıracak şekilde hızla düşmekte. Bu geleceğimiz için son derece tehlikeli bir durum. Bu durumu yetkili, etkili, her türlü lider, toplum önderleri ciddiyetle eğilmelidir.

Ahvalimiz bu durumdayken büyüklerin bazısı tüm suçu gençlere atarak “bizim zamanımızda biz böyle miydik?” cümleleri kurarak, meseleleri çözmesi gereken en yetkili kurumlar “30 yaşında evlenmek moda oldu.” diyerek topu taca atıyorlar. Kimse dağ olmuş bu problemin altına elini koyamaya çalışmıyor.

Oysa ki, Müslüman liderler devletlerinin rejimleri ne olursa olsun vatandaşalarının helalinden iş ve kazanç sağlamak zorundadırlar. Helal kazanç helalinden aile kurma ile devam ederek İslam’ın korunması için gelmiş olduğu yaşam hakkını, namus hakkını, akıl hakkını, mülkiyet hakkını ve inanç hakkını korumuş olma vazifesini yerine getirmiş olacaklardır. Bunun gerçekleşmesi için her müslümanın çalışması üzerine sorumluluktur.

Bu sayımızda da her zaman gündemimizde olan ailemize yer verdik. Aile kurumu üzerine herkes üzerine düşeni yapmalı, bu konu hakkında toplum önderleri, cemaat liderleri, sivil toplum kuruluşları, siyasiler, medya mensupları, toplumun her kesimi bu konuya iş işten geçmeden ciddiyetle eğilmelidir.

Bereketli okumalar…

Fiemanillah!

 

Elif ÖRS

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel