Connect
Yukarı çık

Ey Ademoğlu! Sen Günlersin

 

Zaman sessiz bir kavrayışla ömrü tüketmektedir. Saatlerin arasında sıkışıp kalmış dakikalar her an geçmişe dönüşebilmektedir. Bütün dünya bir araya gelse ve ortak bir güç kullansa yine de zamanın akışına mani olamaz. Öyleyse bizim tek çaremiz içinde bulunduğumuz zamanı tanzim etmektir. Salih bir zat olan Halife Ömer İbn Abdülaziz (Allah kendisinden razı olsun) şöyle demiştir: “Gece ve gündüz bedenin üzerinde kendi fiillerini icra ediyorlar. (seni yaşlandırıyorlar) Sen de onlar üzerinde üzerine düşen vazifeyi yap.” Allah’ın emaneti olarak bizlere sunulan zaman hiç şüphesiz son derece kıymetli bir sermayedir. Bu sermayeyi boş şeylerle tüketip heba etmek ahiret hayatını tehlikeye atmaktır. Allah kendisinden razı olsun, Hasan Basri (r.a.) durumu özetleyen bir ifadeyle “Ey Ademoğlu! Sen günlersin. Bir gün geçince bir parçan da gidiyor, demektir.” demiştir. Ömür sermayemizi avuçlarımızda paramparça edip ona zulmediyoruz. “İsraf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (En’am, 141) uyarısını bir dikkate alabilsek nice günler bizimle kalacak, bizde kalacak.

Her an kendi iç alemimizden haberdar olup gaflette tükettiğimiz zamanlar için tövbekar olmalıyız. Gelecek endişesinden kurtulmalı, hızımızı yavaşlatan bu hastalığı içimizde öldürmeli ve bulunduğumuz halin ihyası ile meşgul olmalıyız. Salih bir mümin, içinde yaşadığı vaktin kıymetini bilen ve ahiretine en güzel şekilde hazırlık yapan kimsedir. Elindeki fırsatı değerlendirip, ebedi hayat sermayesini elde edeceği disiplini oluşturmayı başarmış kimsedir. Zira Cenab-ı Hak kurtuluşa eren mü’minlerin vasıflarını şöyle beyan buyurmuştur:

“Onlar boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler.” (Mü’minun, 3)

“Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.” (Furkan, 72)

 

Fazilet AYDIN

 

Devamı Maaile Dergi Ağustos Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme

  • Üzülme, Geçecek!

    Bir varmış, bir yokmuş. Bir var varmış bir de yok varmış. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde yaşanan en ilginç olaylar...

    Maaile DergiAğustos 8, 2020
  • Ateş Çemberinde Sundukları Dünya Onların Değil Ki !

    Yıl 2020. Haziran sayısına not düşüyoruz. Belki bu gün yazdıklarımızı okuyanlar, haberdar ettiğimiz yangını söndürmenin gayretini verecekler. Belki de okumayan ya...

    Maaile DergiHaziran 20, 2020
  • Karantina Anneleri

    Hepimiz koronavirüs sebebiyle tarihi günlerden geçiyoruz. Bir anda hayatımıza birçok uygulama ve terim giriş yaptı. Kimimiz daha virüs gelmeden maske, eldiven,...

    Maaile DergiMayıs 17, 2020
  • Sokak Araları Bunlar, Yolu Düşmemişler Var

    Mevsimler değişiyor, günler geçiyor üzerimizden, sokaklar nice farklı yüz görüyor. Zaman ardı arkası kesilmeyen acılar büyütüyor. Aynı sokakta gülen yüzlerle gözyaşına...

    Maaile DergiMayıs 17, 2020
  • ÜÇ NOKTA

    Kuruyana kadar dalında kalmış elmalar kadar güzel ve unutulmuş hikâyeler var bu bahçede. Üç kuşak, üç dünya, onlarca hayat geçti arkadaki...

    Maaile DergiNisan 9, 2020
  • Bir Dokunuş

      İçten içe sancılanan ve adını bilemediğin bir yerin zıngır zıngır acı çekmesiydi bu! Bir dokunuş… Gözlerin nerede nöbet tutması gerektiğini...

    Maaile DergiŞubat 15, 2020
  • BİZİM YANGIMIZ

    Tüketim için sözlükte tanım olarak; “Mal ve hizmetlerin insanların istek ve ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılmasıdır.” diyor. Başka bir yerde ise “üretilen...

    Maaile DergiOcak 8, 2020
  • Lisan-ı İnsan

    Sen her zamanki sensin işte, Kanayan bir yara… Bense her zamanki benim işte, Tüm yaraları yamalı bir doktor… İşte dört satır...

    Maaile DergiAralık 8, 2019
  • Bakış ‘Acı’sı

    İnsanız, sınırlı akıl, sınırlı göz, sınırlı kulaklara dahası sınırlı duyulara sahibiz. Fakat sınırsıza adanmış bir ruhumuz var. Öyleyse gelin kulaklarımızı kalbimize...

    Maaile DergiAralık 8, 2019