Connect
Yukarı çık

GEÇTİ ESKİ RAMAZANLAR, GELSİN YENİ RAMAZANLAR

Ramazan ayı öyle bir aydır ki; içerisinde Allah kelamı olan Kuran’ı, namazı, orucu, zekatı ve tüm ibadetleri barındıran, bu ibadetleri hakkıyla ifa ettiğimizde ve ahlaki olan bütün davranışları sergilediğimizde sonu cehennemden azat olan kıymetli bir aydır. Evlatlarımıza Ramazan’ı yaşayarak örnek olalım.

Ramazan ayı on bir ayın sultanıdır. Çünkü Ramazan ayında, on bir ayda yaşadığımız tüm kargaşalar ve bunalımlar son bulur ve ruhumuz bir rahatlığa kavuşur.

Şuurlu bir Müslüman Ramazan ayının hazırlığına önceden başlamalıdır. Çünkü gafletten uyanmadan hazırlıksız girilen bir Ramazan ayını idrak etmek zordur. İlk günler oruca adapte olma, gece sahura kalkma ve uykusuzluğa alışma derken bakmışsınız ki Ramazan ayını yolculama vakti yaklaşmış. Hiç değilse üç ayların başlangıcı olan Recep ve Şaban ayında kendimizi nefis terbiyesine alıştırır ve mübarek Ramazan ayına kendimizi hazırlarsak daha feyizli ve kazançlı geçiririz bu kutlu ayı.

Kıymetini, içindeki bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi”nden de alan Ramazan Ayı, Kuran’ın dünya semasına indirildiği ay olduğu için bu ayda Kuran-ı Kerim’i daha iyi anlama daha iyi yaşama gayretinde olmalıyız.

Müslümanlar için riya barındırmayan oruç ibadetinin yapıldığı Ramazan Ayı, hem nefis terbiyesi için önem taşır hem de zor durumda olan kardeşlerimizin bir nebze olsun hallerinden anlamamıza vesile olur.

Komşuluk ve akrabalık bağlarının kuvvetlenmesine imkan doğuran bu kıymetli ayda daha fazla dost ve akrabalarımıza zaman ayırmalı ve yardımlarımızı artırmalıyız.

BİR ÇOCUK OLARAK RAMAZAN

İnsan hep eskiyi yad eder. Halbuki aynı Ramazan Ayı, aynı oruç, aynı ibadetler. Öyleyse arada ne gibi bir fark var da damağımızda kalan bir lezzet gibi eski Ramazan ve bayramları anar ve hasretini çekeriz.

Gerçekten de şimdiye nazaran, eski yaşam şartlarında mahrumiyet varsa da, her şeyin bir kıymeti vardı. İnsanlar arasında saygı, sevgi, merhamet vardı. İnsanların birbirine karşı olan muhabbetleri de yaşamı kıymetli kılıyor ve değerlerimize daha da sahip çıkmamıza sebep oluyordu. Büyüklerimiz dua ederken “Kıymet bilen ve kıymeti bilinenler”den olmamız için niyazda bulunurlardı. Öyle ya, kıymet bilmeyen insan, kıymet de göremez.

Toplum olarak özellikle Anadolu’da anne, baba ve çocuktan oluşan çekirdek aile yok denecek kadar azdı ve her evde babaanne ve dedelerimizin hatta amca ve yengelerimizin olduğu geniş ailelere sahiptik. Evler dar gelse de gönüller genişti. Şimdiki zamanda ancak kalabalık misafirlerin geldiği zaman dolan sofralar, eskiden üç öğün evin halkıyla dolardı. Ama yine de bereket vardı, düzen vardı.

Çocukluğumuzda Ramazan Ayı’nın geleceğini evdeki telaştan anlardık. Evlerimizde sıkı bir temizlik yapılırdı. Sanki tüm günahlardan arınma ayı olan Ramazan’dan evlerimiz bile nasibini alırdı. Badanalar yapılır, halılar yıkanır, elden geçmeyen bir yer kalmazdı evlerimizde.

Mahallelerde komşuluk, akrabalıktan daha da ileri idi. Komşu demek, ailemizden bir parça demekti. Özellikle “kapı komşusu” dediğimiz, duvarları birbirine bitişik olan evlerde oturduğumuz komşularımız evimizdeki sevincin de, derdin de ortaklarıydılar.

Ramazan yaklaşırken komşu ve akrabalar bir araya gelir ve her gün bir kişinin Ramazan hazırlıklarını yaparlardı. Zira evler kalabalık olduğu için ve misafirsiz bir iftar sofrası düşünülemediği için hazırlık şarttı. Ayrıca bu hazırlığın bir diğer sebebi de ibadet ayı olan Ramazan’da yiyecek kaygısını ortadan kaldırmak ve ibadete yönelmekti.

Özellikle odun ateşinde katmer ve işkefeler yapılır, erişte ve çorbalıklar kesilir, kurutulurdu. Yoğurt tarhanaları ve tatlılar da hazırlanırdı. Mahallemizin büyükleri, darda olan aileleri tesbit eder ve onlara erzak yardımlarını ulaştırırlardı. Çünkü, “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir.” “Müminler bir vücudun uzuvları gibidir. Bu uzuvlardan birisi ağrısa tüm vücut ağrır.” diyen bir peygamberin ümmetiydik. Ve bu bize peygamberimizden kalan bir vasiyet gibiydi.

ŞENAY ŞEKER

Devamı Maaile Dergi Mayıs Sayısı’nda…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tefsir

  • İSLAMI TEBLİĞDE KADIN ve AİLE

    Bismillahirrahmanirrahim Toplumda tebliğ vazifesi terkedildiği zaman, zulüm ve haksızlıklar çoğalır ve yeryüzünde ifsad artar, dünya yaşanmaz hale gelir. Buna sebep olanlar...

    Maaile DergiAğustos 8, 2019
  • Misafire İkram İslam Ahlakıdır

    Bismillahirrahmanirrahim Müslümanın hayatında önemli yer alan misafir kavramı son zamanlarda özünden koparılarak farklı bir mecraya çekilmiştir. Bir müslüman nasıl misafir ağırlar?...

    Maaile DergiAğustos 6, 2019
  • YARIM HURMAYLA DA OLSA

    Bismillahirrahmanirrahim Yeryüzünde milyonlarca insan zulüm altında inlemekte ve açlıkla hatta susuzlukla mücadele vermektedir. Ve yine yüzbinlerce insan vatanlarından ayrı mülteci konumunda...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • BAHAR YENİDEN DİRİLİŞ VE DİRENİŞTİR

    Tüm yaratılmışların içinde mümin, kalbinde taşıdığı iman ve Allah’ın (cc) “Latif” ismi celilesinin tecellisi olarak mütevazi, hassas ve şefkatli yapısıyla baharı...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019
  • MERYEMCE BİR DURUŞ

    Kuran-ı Kerim’de ismi zikredilen tek hanım olan Hazreti Meryem validemiz biz Müslüman hanımlar için muazzam bir örnektir. Hanne validemiz, bir anne...

    Maaile DergiMart 15, 2019
  • FALA İNANMA, FALSIZ DA KALMA MI? TEHLİKEDE OLAN AHİRET HAYATIMIZ MI?

    Hak ile meşgul olmayanı batıl işgal eder. Batıla dalan kişi artık yaptığı her günahı mübah görmeye başlar. Kuran ve sünnetten uzaklaşarak,...

    Maaile DergiOcak 8, 2019
  • ZAMAN DARALIYOR… VE BİZ RABBİMİZLE OLAN BULUŞMAMIZA DOĞRU YOL ALIYORUZ

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM En büyük pişmanlık, ahiret pişmanlığıdır. Çünkü dünya hayatında bazı şeylerin geriye dönüşü mümkün iken ahirette bu imkansızdır. Cenab-ı Hakk’ın bizlere...

    Maaile DergiAralık 16, 2018
  • Kalpler Ancak Allah’ı Anmakla Mutmain Olur ; MÜSLÜMAN KADIN İYİ BİR KULDUR

    Müslüman bir kadın her şeyden önce Allah’ın kuludur. Bunun için yaratılmıştır. Bütün yaptıklarını da “Allah’ın rızasını kazanmak” için yapar. Bu niyetle...

    Maaile DergiEylül 14, 2018
  • MUSİBETLER BİRER İMTİHAN ALANIDIR

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM   Dünya hayatı, ahireti kazanmak için bir imtihan yurdudur. Kullar imanlarının derecelerine göre imtihana tabi tutulurlar. Zira Peygamberler en ağır...

    Maaile DergiMayıs 20, 2018