Connect
Yukarı çık

KİLİTLİ KAPI

34. sayıdaki Beklenmedik Misafirler adlı hikayenin devamı…

Anlayacak ve çözümleyecek çok şey vardı. Anlaşılan o ki ödenecek bedeller de vardı. Gerçi bunların hepsi için bolca zamanları varmış gibi gözüküyor. Şimdilik ikisi de kendini bitip bitmediği belli olmayan bir hikayenin son sayfasındaki ağır yaralı fakat bilinci açık kahramanı gibi hissediyordu.

İki tarafın da kafasından geçen şimdi ne yapacağız sorusunu dile getiren Mayıs Barkın oldu. Kadına dönerek: “Sence şimdi ne yapmalıyız? Bu arada artık adını söylesen?” Kızıl saçlı kadın: “Adım mı? Sen ciddi misin, resmen krizdeyiz ve sen adımı mı soruyorsun?”

Mayıs Barkın derin bir nefes alarak: “Bak adını bilmeliyim. Çünkü burada başımıza her şey gelebilir ve birbirimize güvenmek zorundayız. Fakat sana güvenmek için elimde hiçbir şey yok. En azından adını söyle.” Kadın: “Pekala, tanışalım. Ben Efsun Dortek. Fizik mühendisiyim.”

Mayıs Barkın: “Tanıştığıma memnun oldum. Ben de Mayıs Barkın. Arkeoloğum.” Efsun: “Ben de memnun oldum. Fakat ortada durmak yerine biraz yürüsek belki bize yardımcı olabilecek bir şeyler bulabiliriz.” Mayıs Barkın: “Haklısın. Buralarda bir yerlerde bir sokak vardı. Gezgin sokak. Özel bir sokak olduğunu düşünüyorum.”

Genç arkeoloğun sözlerinin üzerine yürümeye başladılar. Birkaç ara sokaktan geçtiler. Bir süre kalabalığa karıştılar. Yeniden ara sokaklara girdiler. Sonunda oradaydı. Sokak karşılarında duruyordu. adım attıklarında sanki havada bir şeyler olmuş, bir akım oluşmuş gibi bir hisse kapıldılar. Mayıs Barkın: “Dur biraz. Bir terslik var.” Efsun durarak: “Hava bir garip kitabın içine girdiğimizde de böyle olmuştu.

BEYZA ŞEVVAL TATLI

Devamı Maaile Dergi Ekim Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hikaye