Connect
Yukarı çık

Medyanın Kendisiyle İmtihanı: 28 Şubat

 

“Yarın mahşerde Allah bana sormasın diye konuştum.” ifadesini kullanan Erbakan Hoca, birçok insanın ulaşılması imkânsız diyeceği ve gitmekte tereddüt edeceği uzaklara bizzat ulaşan, mesajını ileten birisiydi. Ona göre, ışığın olduğu her yere ulaşılabilirdi. Mesajın kendisi değerliydi ve hiç kimse Milli Görüş’ün ifade ettiği bilgiden, ilimden ve hakka dayalı siyasetten mahrum olmamalıydı. Bu anlamda kurduğu partiler onun için bir araçtı. Aracın taşıdığı anlam ve yüklendiği amaç önemliydi. Bu amaç doğrultusunda her kesime ulaşmak istiyordu. Bu noktada medyanın gücüne inanıyordu.

Medya toplumsal, kültürel, siyasal ve ekonomik bir role sahiptir. Toplumsal ve siyasal işlevi olan medya, toplumsal hayatın merkezi konumundadır. Özellikle iletişim teknolojileri ve internetin gelişimiyle birlikte hızlı bilgi üreten ve tüketen bir toplum haline geldik. Ancak üretilen ve tüketilen bilginin doğruluğu ya da yanlışlığı yanında, medyanın toplumsal gerilim oluşturma potansiyeli de bulunmaktadır. Geleneksel medya boyutunda iki örnek üzerinden yürüyelim.

Yıl 1996. Dönem popülist söylemlerin yoğun olduğu bir dönemdir. Bu söylemlerin en büyük özelliği, popülist siyasetçilerin, halkın korkularını ve umutlarını temsil ettiklerini iddia

etmeleridir. Elbette medya bu noktada önemli bir araçtır. Medya ürettiği içeriklerle okuyucularına Refah Partisi hakkında bir korku yüklemektedir. Sistem tehlikede; düzen korunmalıdır. Kime karşı milletin seçtiği Erbakan Hoca’ya ve onun Milli Görüş idealine karşı.

Refah Partisi ve Doğruyol Partisi arasında koalisyon görüşmeleri yapılmaktadır. Milliyet gazetesinde, “Kendimi Meclis Önünde Yakarım” başlıklı bir haber çıkar.

 

Hülya TAŞ

 

Devamı Maaile Dergi Şubat Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dosya

  • ANNELERİMİZ VE ANNELİĞİMİZ

      Şimdi gözlerinizi kapatın ve hayatınızdaki en fedakâr, en merhametli, size en çok değer veren, sizi en çok düşünen insanı düşünün...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • Zamanın Nesibesi

      Türkiye’de ve Avrupa’da Milli Görüş teşkilatları, Arap dünyasında İhvanı Müslimin, Asya’da Cemaat-i İslami aynı kökten beslenen, misyonu bir belki vizyonları...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • TUZUMUZ DEĞİL SUYUMUZ KURU!

      Su meselesi üzerine yazmak epeydir aklımdaydı. Ancak yoğun gündemden dolayı sudan işlere pek de sıra gelmiyordu doğrusu. 1990’lı yılların sonlarından...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • KENDİNE YATIRIM YAP -2-

      2021 harcamaya başladık bile. 2020 yılının gelmesiyle bütün dünya bir virüsle savaşmaya başladı. Dengelerin alt üst olduğu büyük bir krizi...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • HZ. İBRAHİM’İN KABRİ İŞGAL ALTINDA HABERİNİZ VAR MI

      Şehirlerin ve mekanların da bir ruhu vardır insanlar gibi. Asırlar geçse de, o ruh hep var olur ve bunu yok...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • Bir Direniş Hikayesi

      Müslüman kimliğinin içini hakkı ile dolduran en şerefli kadınlarından biriydi o. Bugünün Rabiası şehit Esmaların ablasıydı o. İslam’ı yaşamak, Müslümanca...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • SAADET ASRINDAN ASRIN NESİBE’SİNE

      Kimdir bu Nesibe’ler? Zamana ve mekâna sığmayan, Allah’a, Resulüne ve İslam davasına sevdalı, sözlerinin eri, ahitlerine hep sadık kalan, ümmet...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • Diren ve Yürü

      “Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf Suresi: 8) Dünya kurulalı beri milyarlarca insan geldi yeryüzüne. Her biri birer alem...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021
  • “KIZIM ÖLDÜ DAVAM DEĞİL!”

      ‘‘Ben oğlumu Peygamberim’in yanına gönderdim. Şehid annesi olduğum için de gurur duyuyorum. Çocuklarımdan önce vatanımın annesiyim.” /Ümmü Nidâl Kimi şehid,...

    Maaile DergiŞubat 14, 2021