Connect
Yukarı çık

MÜMİNİN UYARI VE DAVETTEKİ ÜSLÛBU

Bilgiye sahip olmak tek başına yetmez. Bilgi sahibi olmadan kabiliyet de bir işe yaramayacaktır. Bu nedenle ikisi de büyük bir öneme haizdir.

İnsanların ve toplumların kurtuluşu ilim sahibi, samimi müminlerin elindedir. Rabbimizin bize bahşettiği ilmin şükrünü, onu ancak hayır yolunda kullanarak, çevremize ışık tutarak eda edebiliriz.

‘Emr-i bil maruf, nehy-i ani’l münker’, kadın-erkek tüm Müslümanlar için farziyeti olan, toplumların huzura ermesi için gerekli olan bir ibadettir. Kendisine iman etme şerefi bahşedilmiş, ilim öğrenme imkânı bulmuş her mümin, bildikleri nispetinde etrafındaki insanların da sonsuz kurtuluşa ermeleri için çaba sarf etmelidir. Rabbimiz bu kutlu görevi biz insanlara vermiş, toplumda beraber yaşadığımız kardeşlerimizin mesuliyetini bizlere yüklemiştir. Öyle ki ayet-i kerimede “İçinizden, insanları hayra çağıracak, iyiliği emredip kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun…”* buyrulmuştur.

Rabbimizin bizden istediği görevi yerine getirirken dikkat edilmesi gereken birtakım hususların olduğunu unutmamalıyız. İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymaya çalışmak mana itibari ile büyük bir derinliğe sahiptir. Yapılacak pek çok işi ve mesuliyeti içinde barındırır. Bilgiye sahip olmak tek başına yetmez. Bilgi sahibi olmadan kabiliyet de bir işe yaramayacaktır. Bu nedenle ikisi de büyük bir öneme haizdir. Hâl dilini iyi bilmek, insanlara doğrudan örnek olma biçimini bizlere sunar. Bu sayede çoğu zaman söze gerek kalmadan yaşantımızla insanlara doğruları anlatabiliriz. Peygamberî metodu iyi öğrenmeli, şefkat dilini örnek almalıyız. Peygamber Efendimiz (sav) kendini adadığı bu davada pek çok zorlukla karşılaşmış, işkencelere maruz kalmıştır. Fakat tüm bu zorluklara karşı, metanetini ve iyi niyetini korumuştur.

Fatmanur TEKE

Devamı Maaile Dergi Ağustos Sayısında…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • DİZİ NESİLLERİ

    Televizyonlarda yayınlanan diziler ailecek vazgeçemediğimiz, komşularla, akrabalarla buluşup seyrettiğimiz programların başında geldi. Fark etmeden sevinçle, merakla dizilerde verilen mesajları yavaş yavaş...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİME YABANCIYIZ?

      Son peygamberin ümmeti olarak tüm yeryüzünden sorumlu isek ve bu sorumluluğumuz kıyamet saatine kadar devam ediyorsa biz bu dünyada kime...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİLİTLİ KAPI

    34. sayıdaki Beklenmedik Misafirler adlı hikayenin devamı… Anlayacak ve çözümleyecek çok şey vardı. Anlaşılan o ki ödenecek bedeller de vardı. Gerçi...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • ZAMANIN KIYMETİ

    Her insanın her duruma biçtiği bir değer vardır. Çoğu durum belki tekrarlanabilir, yinelenebilir fakat zamanın tekrarlanabilir özelliği yoktur. Zaman, açıklanması ve...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • MİLLİ GÖRÜŞ’SÜZ OLMUYOR!

    Bu memleketin son yarım asrından Milli Görüş’ü çıkarırsanız geriye millet adına yapılmış bir şey kalmaz. Geçen zamanın bize öğrettiği hakikat şu...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • BİR EYLEM BİÇİMİ OLARAK YABANCILAŞMA

    Maddiyatı merkeze alan aile için, çocuğunun fiziksel, ruhsal dünyasında yaşanan dönüşümler göz ardı edilir. Her anlamda yabancılaşma yaşanır. Bir evin içinde...

    Maaile DergiEkim 13, 2019
  • KİTLE İMHA KUŞAĞI: KADIN PROGRAMLARI

    Dünyada ve özellikle ülkemizde yayınlanan kadın kuşağı programları ve formatları, sömürü düzeninin bir ürünü ve projesidir. Kadının mahremiyetini, estetik değerlerini ve...

    Maaile DergiEkim 12, 2019
  • EVVEL REFÎK, BADE’L TARÎK

    Bismillahirrahmanirrahim; Zafer inananlarındır ve zafer yakındır… Dost; Allah’ı ve ölümü hatırlatandır. Düşman ise sizi dünya gailesine daldıran ve ölümü unutturandır. Ama...

    Maaile DergiEkim 12, 2019
  • ZAMANIN İÇİNDEN YANSIYANLAR

      08 Ekim 1912 BALKAN SAVAŞLARI BAŞLADI Fransız İhtilali ile başlayan milliyetçilik akımları en fazla çok uluslu devletleri etkilemekteydi. Osmanlı Devleti’nin...

    Maaile DergiEkim 12, 2019