Connect
Yukarı çık

MÜSLÜMAN KADIN-KADIN VE ANNE

 Eğer İslam’da kadın meselesi varsa, bu meselenin çözümünün adı annedir. Kadının bağımsızlığı ve eşitliği adına bu çözümü beğenmeyenlere şu cevabı vermek gerekir: “İslam, kadını aşağılamış değil, siz anneyi aşağıladınız.”

Rahatlıkla söylenebilir ki yeni çağda annelik toplumsal olarak tanınmış değildir, o doğrudan ilgili kişilerin “özel işidir.”

 Kadın meselesi tarih boyunca üzerinde her zaman tartışılan bir konu olmuştur. İnsanlık tarih boyunca farkında idi ki, bir toplumu kuran, yetiştiren ve ayakta tutan o toplumun kadınlarıdır. Toplumları doğru yolu gösteren peygamberler erkektir ama onları dünyaya getirenler ise kadın.  Her inanç, her ideoloji kadın üzerine ayrı planlar kurmakta ve toplumun dönüşümünü kadınlar üzerinde sağlamıştır.

Modern zamanlara gelince değişen bir şey olmadı. Avrupa’da kadının ruhu olduğu ve insan olduğunu yeni kabul edilmişti. Bundan dolayı kadınlar insan olmaktan kaynaklı hakları için Avrupa’da ve Batı’da çeşitli mücadelelere girdi. Bu çağda ise maddi güçten düşen İslam coğrafyasında Batı maddi gücü elinde tutmasından dolayı meseleyi tartışmaya açmıştır. Batı’dan gelen bu saldırı karşısında İslam coğrafyası hakkaniyetli bir duruş sergileyememiştir.

Bu süreçte ise İslam coğrafyasında kalem oynatan fikir beyan eden düşünürler, liderler de vardı. Bu liderlerden biri Türkiye’den Milli Görüş’ün lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan iken diğer bir lider, düşünür Bosna-Hersek’ten isimdir. Miladi Müslümanının (Genç Müslümanlar) üyelerinden bağımsız Bosna’nın ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’tir.

İzzetbegoviç yazdığı “İslam Deklarasyonu” kitabında “Müslüman Kadın-Kadın ve Anne (İslam’daki Kadın Meselesinin Araştırılmasında Bir Katkı)” başlıklı makalesinde aldığı güçlü sözlerle kadını değerlendiriyor.

Batı’nın ortasında yetişmiş bir Müslüman olarak İslam’ın hayat olduğunu ortaya koyuyor. Batı’nın saldırıları karşısında her daim savunma pozisyonunda olan Müslümanlara da “Müslümanca düşünüşü  ve duruşu” gösteriyor.

Aliya, Müslüman kadınların yaşadığı sorunlar sebebiyle meselenin kökenine inerek şunları söylüyor: “Müslüman kadının durumundan hoşnut olmadığınızı anlatınız, ancak bu hoşnutsuzluk bunun Avrupai olmadığından değil, aksine yeteri kadar İslami olmadığından dolayıdır.”

Makalesinde kadını nereye konumlandırdığını ise “İslam kendi kaynaklarında yazılmış olan şeydir, ancak hayat uygulaması olarak İslam, aynı zamanda, İslami prensiplere dayanarak, aklımız ve kalplerimizin gerçekleştirebildiği ve bizim olması istediğimiz şeydir de. Bu sebeple, İslami prensiplerinden hareketle biz gelecekte Müslüman kadını, hem onun insani şerefine uygun olacak hem de İslami yeniden doğuşun ihtiyacı olan bir konuma sokabiliriz.” diyerek modern zamanlarda Müslümanlara alan açıyor.

Günümüzde kadın hakları denildiğinde “eşitlik” altında dar alana hapsedilmesi söz konusu. Kadın sorunlarına dair söz söylemek, tartışma açmak istenildiğinde bir duvar gibi, olayı sabote edecek kadar çözümsüz hale getiren “eşitlik” kavramı tüm muğlaklığıyla hala sıkıntı. İzzetbegoviç makalesinde “eşitlik” konusunda şunları dile getiriyor.

ELİF ÖRS

Devamı Maaile Dergi Nisan Sayısı’nda…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dosya

  • YAN ODAYA HİCRET NE ZAMAN?

    Aile içinde ayrı bir dünya oluştu. Toplumun temel taşı olan aile böylece dinamitlenmeye başlandı. Teşbihte hata olmasın, evlatlar için odadan odaya...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • BATI İÇİMİZE GİRDİ, GÜVEN DIŞARI ÇIKTI

    İslam ahlakıyla bezenen, kapılarında kilit kullanılmayan güvenli şehirler… Ecdadımız gazaya giderken önce sevgi seferleriyle girmek istemiş, yöre halkı da Osmanlıya kapılarını...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • GÜÇLÜ KADIN OLMAK

    Güçlü ve mutlu olması için kadının Rıza-i İlahi çizgisinde çalışması gerekir. Kadın aslında tam merkezdedir. Hayatın merkezinde olan kadın, ailenin de...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • AİLELER, TOPLUMLAR NEDEN VAR?

    Çocuklar, kadınlar, işçiler, tüketiciler haklarını kendileri koruyacaksa toplumlar neden var? Günlük yaşantımız ve ömrümüz boyunca yüzlerce sıfat taşıyoruz. Bu sıfatların her...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • RAMAZAN’IN HAKKINI VERMEK

    Bizler de bu yüzyılda farkında olmadan Allah’tan başka para, makam, statü vesaire putlarımızı kırmalı şeksiz ve şüphesiz halisane Yaratana yönelmeliyiz. Bilinmelidir...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019
  • GEÇİMSİZ SEÇİM : MUKABELE YERİNE MUKATELE!

    Ömrümüz vefa etmişse, yılda üç kez ard arda gelerek ‘’Ben geldim!’’diye kapımızı çalan güzel aylar. Elele vermiş üç güzel ay. Âdeta...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019
  • RAMAZAN’DA ÇOCUK OLMAK YA DA TEKNE ORUCU

    Ramazan ayı hem büyükler hem de çocuklar için ayrı bir telaşın yaşandığı mübarek bir aydır. Her birimiz çocukluk dönemimizde geçirdiğimiz ramazanları...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019
  • MUTLULUKTUR PAYLAŞMAK

    Ramazan’da insanlığımızı hatırlarız. İnsan olmanın gereklerini. İnsan kendini insanda bulur. İnsanın kendini bulduğu en yakını ise komşularıdır. Komşuluğunun öneminden o kadar...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019
  • HEYECANLARINI KAYBEDENLERE

    Şimdi kalkma zamanı, dilimizde Hak sözle en yakınımızdan başlayarak uyarma zamanı. Baharları yaşarken içimizde, heyecan çiçeklerinin açma zamanı. Tam da Müslüman...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019