Connect
Yukarı çık

SOSYOLOG ALEV ERKİLET MAAİLE’YE KONUŞTU

İslam’dan uzaklaştığımız, Müslümanların kendilerini artık muhafazakâr olarak nitelendirdiği şu günlerde kadına, çocuğa, aileye ve topluma dair çöküşler yaşıyoruz. Bize ait kavramların değerini kaybettiğini, tesettürün modaya dönüştüğünü, mahremiyetin zedelendiğini, göz hakkının unutulduğuna şahit oluyoruz. İlk sayımızdan itibaren ailenin toplum için ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya, toplumda yaşanılan sorunların çözümünün kadının ve dolayısıyla ailenin yeniden inşasında olduğunu vurguluyoruz. Elbette ki kadının ve ailenin inşası İslam’ı doğru anlamaktan geçmektedir. Kendimizi anlamak, kendimiz olmak; “öz”de, “esasta” buluşmak…

Bireyin, ailenin, toplumun; kavram ve kelimelerin savrulduğu, neredeyse her şeyin küresel rüzgârlara oradan oraya uçuşup durduğu, mutasyonların yaşandığı, klonlamaların yapıldığı bu çağda, kendisinden “kendisinin” çalınmadığı pek bir şey kalmadı gibi. Sadece nebatat ve hayvanat âleminde DNA/GDO operasyonları yapılmıyor. Kelimeler, kavramlar, insan, aile ve tabii bir sonuç olarak toplumlar da mutasyonlara tâbi tutuluyor. Durmaksızın klonlanan yapay bir kültür; bütün kültürleri, gelenekleri, örfleri, âdetleri ve yereli adeta yutuyor. Irmaklarıyla, nehirleriyle, çaylarıyla bütün sular, karanlık, dibi görünmeyen derin bir çukura akıyor.

Bir söyleşiyle daha anlamaya çalışacağız bütün bunları. Hem de bu konuları anlamak için kapısını çalabileceğimiz ilk isimlerden birisiyle söyleşeceğiz. Bir hanımefendi, bir sosyolog kendisi. Ailenin konumunu, sosyal politikaları, 2000 sonrası Müslümanlarının muhafazakârlığa evrilişini, kapitalist anlayışın etkilerini, tesettür ve mahremiyeti, zedelenmişlikleri konuştuk. Bu sayıda sosyolog Alev Erkilet, Maaile’nin misafiri…

Devamı Maaile Dergi Ekim Sayısında…

SELİME SÜMEYYE ABATAY

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportaj