Dijital aile olur mu demeyin, hepimizin elinde birer dijital ve pahalı oyuncak var. Bu oyuncak ile ne kadar zaman geçirdiğimizi bir düşünelim. Dijital dünya hayatımıza o kadar hızlı girdi, o kadar hayatımızın her alanını kapladı ki, hiç farkında değiliz! Doğumumuz, ölümümüz, bütün hayatımız ve yaşantımız Allah için değil de dijital (sanal) dünya için oldu.
Düğünlerimizi, bayramlarımızı, doğum günlerimizi, sosyal medyadan kutluyoruz. Hastalarımıza geçmiş olsunu, cenazelerimize baş sağlığını sosyal medyadan yapıyoruz. Gezmelerimiz, giyimimiz, kuşamımız, yemeklerimiz, güler yüzümüz hep sosyal medya için. Okuduğumuz kitabı, izlediğimiz filmi, eşimizi, çocuğumuzu, evimizin her odasını tanımadığımız milyarlarca insana gösterdik.
Gösterdik göstermesine de… Kime ne gösterdik? Görenlere bunun ne faydası oldu? Göstermekle bizim hayatımızda ne değişti? Toplum olarak bizi hangi alanda geliştirdi? Bunların hiçbirini bilmiyoruz.
Kısacası hiçbir mantığı olmayan işler yaparak geliştiğimizi ve ilerlediğimizi zannederek kendimizi kandırıyoruz.
TÜRKAN ÇİĞDEM
Devamı Maaile Dergi Ağustos Sayısında…


