Kadına değer veriyor(muş) gibi yapıp, bir şekilde çeşitli vaatlerle evden çıkartıp, çocuğu üzerindeki etkileri bu yolla kırılmak isteniyor.
Bunlara örnek verecek olur isek…
-çocuğun anneden alacağı ilk manevi eğitim,
-çocuğun anneden alacağı ilk ahlaki değerler,
-çocuğun anneden alacağı ilk iletişim metotları,
-çocuğun anneden alacağı öz güven duygusu,
Ve bu benzeri tüm fayda sağlayacak yönlerin, annenin evden çıkartılması yoluyla önüne geçiliyor.
Eğer anne gerçekten düşünülüyor ise, onun için yapılacak çok sayıda pozitif ayrımcılıklar olabilir. Bunlara şu şekilde örnekler verebiliriz.
-çocuğunu ya da çocuklarını büyüten anneye maaş bağlanması,
-çalışmak zorunda olan annenin iş koşullarının kolaylaştırılması,
-çalışan annenin çocuğunu da çalıştığı firma yada kurumda yanında barındırabilecek şartların sağlanması.
Batının kadına bakış açısını birkaç kaynaktan sizlere aktarmış olalım. Yahudiler ve masonlar bütün insan davranışlarını cinsel iç güdülerle açıklayan insan davranışlarını şehvet ve lezzetle
bağlantılı olduklarını iddia eden Sigmund FREUD’un yolunu takip ederler. Yahudiler ve masonlar her yerde ahlakı yok etmenin yolunun cinsellik ve kadını kullanmak olduğunu düşünürler. Bu konudaki tezleri ise şudur:
‘’Kadını kazanmamız gerekmektedir. Hangi gün yardım elini bize uzattıysa kurtuluşa erdik ve dine yardım eden dindarlar ordusunu perişan ettik’’ Asr-ı Saadet Dersleri (774 sayfa)
Yukarıda da belirttiğim gibi asıl amaç kadını güçlü kılma politikası ile evden çıkaran ve anne sevgisinden, kontrolünden ve eğitiminden uzak büyüyen nesillerin büyümesi hedeflenmiştir.
En önemlisi ise aile düzeninin bozulması ve insanoğlunun maneviyatının zayıflatılmasıdır. Emperyalistlerin hedefi tamamen, Hz. Muhammed (s.a.v) ümmetini dağıtıp perişan etmektir.
Kader SİVİLOĞLU GEZER


