“Mümin dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir.”
“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler!”
İslam, güzel söze o kadar önem verir ki, en hayırlı ibadetlerden biri olan sadakanın bile önüne geçtiği olur. Özellikle peşinden eza gelen, başa kakılacak olan sadaka vermektense, güzel sözün daha evla olduğunu bildirilir.
“Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı Söz ola ağılı aşı, bal ile yağ ede bir söz.” /Yunus Emre
Türk Dil Kurumu, söz kavramını “Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırdı, kelam, laf, kavil” olarak tarif ediyor. Yaratılmış en şerefli mahlûkat olan insanı, diğer yaratılanlardan ayıran en belirgin hali, düşünme ve düşündüğünü ifade edebilme yeteneğidir herhalde. Elbette konuşmadan da iletişime geçilebilir, lakin bu iletişim hiçbir zaman sözün tesirini veremez.
Söz öyle bir kavramdır ki, tarih boyunca bir söz ile nice devletler yıkılmış, niceleri kurulmuştur. Yerinde söylenen söz nice kalpleri neşeyle doldururken, nicesini dertlere daldırmıştır. Söz vardır zehirdir, söz vardır şifa verir. Söz vardır kapılar açar, söz vardır savaşlar başlatır.
İslam dinine giriş “Kelime-i Şehadet” ile yani bir söz iledir, son nefesimizde dahi bu sözü söyleyebilmeyi temenni ederiz. Söz vardır en azılı kâfiri cennete gönderir, söz vardır dindar bir mümini dinden çıkarır.
Betül TATAR TÜTÜNOL


