“Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır.”
Tirmizî kaynaklı Hadis-i Şerif
Çocukluk insanın boğazına oturan bir yumru gibidir. Hangimiz unutabildik çocukluk travmalarımızı yahut çocuklukta öğrendiğimiz özel bilgileri ya da doyumsuz mutlu anlarımızı.
Çocukluğun nasıl geçtiği elbette ebeveynlerin bilinç düzeyine bağlıdır.
Ebeveynlik becerileri ise deneyimlerle gelişip aile ve çocuk arasındaki iletişimin temelini oluşturur. Bu beceri ve deneyimler çocuğun yaşına göre esneklik gösteren becerilerdir. Yani ebeveynlik “bir tek doğrusu olmayan bununla birlikte belirli sınır ve kuralları içermesi zorunlu bir sistemdir” diye tarif edebiliriz.
Peki, ebeveynliğin aslî görevi çocuk eğitimi ne zaman başlar? Âlim bir zata “Çocuk eğitimi ne zaman başlar?” diye sorduklarında “Evlilikten altı ay önce başlar.” cevabını almışlar. Neden evlilikten önce başladığını açacak olursak, eş seçimine özen ve evliliğe hazırlık bilgilerinin öğrenilmesi için diyebiliriz. İslam’da öncelik çocuğunuzun anne ve babasını salih ve salihalardan seçmeye yöneliktir. Eşler öncelikle birbirine değer vermelidir. “Önce eşinize değer vermeyi deneyin şımarmaz korkmayın.” der çoğu aile terapisti. Çünkü değer gördüğünü hisseden insan değer gördükçe anne olur, baba olur, eş olur, çocuk olur, güzel bir birey hatta iyi bir kul olur.
Rabbü’l-Alemîn bile insanı eşrefi mahlûkat yaratarak ona her şeyin üstünde değer vermiş, değer vermeyi ilk elden örneklemiştir.
Habibe Alpay AYDIN
Devamı Maaile Dergi Haziran Sayısında…

