Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile yüz yüze görüşmektense sosyal medya hesaplarımız üzerinden iletişime geçmeyi tercih eder hale geldik. Dolayısı ile jest ve mimiklerin olmadığı, muhatabımızın ses tonunu duyamadığımız soğuk bir ortam ile karşı karşıya kalıyoruz. İşte tam da bu noktada emojiler imdadımıza yetişiyor.
Yazım dilinde eksik kalan duygu ve düşünceleri ifade edebilmek için konuşmalarımızın sonuna ruh halimizi ifade eden bir “araç” olarak girdiler hayatımıza. Ancak görüyoruz ki emoji kullanımı duygu ve düşünceleri ifade etmenin daha da ötesine giderek neredeyse her konuşmanın sonunda kullanılan, hatta cümle kurmak yerine emoji ile derdimizi anlattığımız yepyeni bir “dil” olarak karşımızda. Evet dil diyorum çünkü artık emojiler evrensel bir dil olarak kabul ediliyorlar.
“2009 yılında Fred Benenson, Kickstarter üzerinden başlattığı ve 35 bin dolar toplamayı başardığı projesiyle ABD’li yazar Herman Melville’nin ünlü kitabı Moby Dick’i tamamen emoji diline çevirerek “Emoji Dick” adıyla yeniden bastırdı. 2013 yılında Amerikan Kongre Kütüphanesi’ne kabul edilen kitap, resmi bir kütüphanede yer alan emoji dilinde yazılmış ilk kitap oldu.”1 2015 yılında Oxford sözlük tarafından “tears of joy” “sevinç gözyaşları” emojisi yılın kelimesi olarak seçiliyor. Zaten emojilerin evrensel bir dil olduğu tartışmaları, birçok araştırmanın konusu olması da bu tarihten sonra hız kazanıyor. Emoji Tracker web sitesinin verilerine göre de twitter da en çok “tears of joy” “sevinç gözyaşları” emojisi kullanıyor. Ülkelerin en çok kullandığı emojilere bakıldığında da Türkiye’de de en çok “sevinç gözyaşları” emojisi kullanıldığını görüyoruz. Bu da yaşanan onca krize rağmen ülkece her şeyi tiye mi alıyoruz sorularını akıllara getiriyor.
Selime Sümeyye ABATAY
Devamı Maaile Dergi Kasım Sayısında…

