EMNİYET TEŞKİLATI KURULDU
Dünyada gelişen yeniliklere eş değer Osmanlı’da da birtakım yenliklere gidilmiştir. Bunlardan biri de son dönemlerde bozulan, pek çok isyana yol açan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıdır. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile birlikte Osmanlı’nın başkentinde ve tüm diğer vilayetlerde güvenliğin gelişmesine rağmen emniyet işleri birçok makam ve kişilere tabi olarak gerçekleştirilmekteydi. Örgütlenme bakımından ve uygulamadaki bu karışıklığı ortadan kaldırmaya yönelik 10 Nisan 1845 yılında Başkentte (İstanbul) ”Polis” adıyla yeni bir teşkilat kurulmuştur. Yeni kurulan polis teşkilatının görev ve yetkileri yine o tarihte yayınlanan 17 maddelik Polis Nizamnamesi’nde bildirilmiş ve yabancı elçilik görevlilerine bir yazı ile durulurmuştur. Böylece başkentte güvenlik işlerini Yeniçeri Ağası yerine Serasker, İhtisap Ağası ve Polis ismiyle bir teşkilat yürütmekteydi. Polis Teşkilatı 1867 yılına dek Zaptiye Müşirliği’ne bağlıydı. 1876 yılında Zaptiye Müşirliği kaldırıldı ve yerine yalnızca polisin işlerini kapsayan Zaptiye Nezareti kurulmuş ve polis ve jandarma birbirinden ayrılmıştır.
12 Nisan 1961
UZAYA İLK İNSAN ÇIKTI
Allah (cc)’ın insanın içine vermiş olduğu merak duygusu insanın hem kendini tanımasına hem de etrafında neler olup bittiğini öğrenme, araştırma, keşfetmesine yol açmıştır. İnsan öğrenme, araştırma merakı sadece dünya ile sınırlı kalmamış ve evrenin durumu hakkında da bilgi sahibi olmasını sağlamıştır. Bu meyanda astronomi bilimi gelişmiş, uzay hakkında birçok bilgiye ulaşılmıştır. Modern bilimin gelişmesiyle de uzayın insan için hiçte uzak olmadığı kanaati hasıl olmuştur. İnsanoğlu uzayı keşfettikçe uzaya gitmenin yollarını da aramaya başladı. ABD ile Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş sürecinde yaşanan rekabet uzay alanında da yaşanmıştır. Dünya bu çekişmeyi merakla izlerken 1957’de Sovyetler Birliği Sputnik 1 uydusunu Dünya’nın yörüngesine yolladı. Beş yıl sonra 12 Nisan 1961’de Moskova’dan Vostok 1 uzay aracı ile uzaya gönderilen Rus kozmonot Yuri Gagarin dünya yörüngesinde 108 dakika dolaştıktan sonra canlı olarak dünyaya dönmeyi başardı. Böylece uzaya giden ilk insan olma unvanını almıştır. Aya ilk adım atan ise 1969’da ABD’li Neil Armstrong’tur.
18 Nisan 625
HZ. HAMZA (RA)’NIN ŞEHADETİ
Şehitlerin Efendisi olarak bilinen Hz. Hamza (ra)’nın lakabı Esedullah (Allah’ın Arslanı) künyesi Ebu Ammare’dir. Hz. Hamza (ra) Peygamber Efendimizden bir ve ya iki yaş, başka bir rivayete göre de dört yaş büyüktür ve amcaları arasında en küçük olandır. Babası Abdülmuttalip, annesi Hâle bint Vüheyb’dir. Peygamberimiz (sav) ile akran olmalarıyla birlikte her ikisine de Ebu Leheb’in cariyesi süt emzirdiği için süt kardeştirler. Hz. Hamza yapılı, güçlü ve pek heybetliydi. Çok iyi kılıç kullanırdı. Avı severdi. Kureyş’in içinde gözü pekliğiyle meşhur, Mekke gençleri arasında en atılganıydı. Hz. Hamza’nın İslam’a girmesi bir av dönüşü Kabe’yi tavaf etmek istediği sırada Abdullah b. Cüd’an’ın cariyesinin Ebu Cehil’in Peygamber Efendimiz (sav)’e yaptıkları hakaretleri anlatmasıyla gerçekleşti.


