İnsanoğlunun en mahir olduğu konulardan birisi yapması gereken bir işi yapmadan önce ve yapmaktan ziyade, o iş üzerine konuşmak, konuşmak, çokça konuşmaktır. Hal böyle olunca bir süre sonra kişiler bir mevzu hakkında o kadar konuşmuş olur ki, toplumda o iş yapılmış zannı oluşur. Namus kavramı da bu işlerden biridir. Herkes namus üzerine saatlerce konuşabilir ve namuslu olduğunu söyler ama sorsak ‘toplumda namus kalmadı’ derler. Peki, kim bu namussuzlar? Nedir bu namus?
Arapça’da namus şeklinde kullanılan kelimenin aslı “kanun” anlamındaki Grekçe “nomostur”. Ancak bazı Arapça sözlüklerde kelimenin “sır saklamak, gizli söz söylemek” manasındaki ‘nems’ mastarından isim olduğu ve “sır ortağı, hile, tuzak, saklanılan yer” gibi manalara geldiği, hayırlı sırların ortağına “namus”, kötü sırların ortağına “casus” denildiği belirtilmektedir.(1)
Bu yazımızda namus kavramını birkaç açıdan ele almaya çalışacağız. Namus kelimesi muhtemelen aslındaki ‘sır, gizlilik’ gibi manalarından dolayı Türkçe’de kişinin manevi şahsiyetinin, aile şerefinin saygınlığı ve dokunulmazlığı, iffet ve hayâ duygusu gibi anlamlarda kullanılmaktadır. (1)
İffet kavramı kelime olarak “haramlardan uzak durma, kötü söz ve işlerden kaçınma” anlamına gelir.
Betül TATAR TÜZÜNOL


