Bu dava, kendimizi değiştirip, kendimizi düzeltme davasıdır.
Bu dava, kendimizi hale yola koyma davasıdır.
Bu dava, başkasına değil kendimize nasihat davasıdır.
Bu dava, Yeni Bir Dünya, Adil Bir Düzen için içimizi düzeltme davasıdır.
Yıl 2018.
Söylenecek ne kadar çok söz var.
Hepimizin bir elinde kalem, bir elinde mikrofon. Hep nasihat makamında zannediyoruz kendimizi.
Oysa yeryüzünde değişmesi gereken tek kişi, değiştirmeye gücümüz yetebilecek tek kişi ‘kendimiz’…
Mesele dışarıda değil içimizde. Hayata bakışımız güzelse hayatımız güzel, değilse hayatımız çıkmazda. Sorun da çözüm de içimizde. Sevmek de sevmemek de içimizde.
‘Yeni Bir Dünya’ idealimiz var ya, işte o aslında “Yeni Bir Ben” idealidir. Çünkü bir, bir, bir yeryüzü güzelleşecek.
Kalbimize dönüp kirimizi, pasımızı biz temizleyeceğiz.
Kendi kapımızın önünü (kendi kalbimizi) süpüreceğiz.
Kendimizden başlayacağız imar ve ıslaha.
Önce kendimizi tanıyacağız. Aciz olduğumuzu çok iyi bileceğiz.
Hiç bir şeye gücümüzün yetmediğini, yalnızca çabalayabildiğimizi, neticeye Yüce Rabbimizin karar verdiğini hep hatırlayacağız.
İrademiz olduğunu ama yaratıcı olmadığımızı bilmekten öte, anlayacağız.
İnsanız.
Bencil olmayıp birlikteliği arzulayacağız. Başarılarda ‘biz’ deyip, başarısızlıkta ‘ben’ diyeceğiz.
İfrat ve tefrite düşmeyeceğiz.
Merve AYDIN KÜÇÜK


