Connect
Yukarı çık

Pişmeden Olmaz!

 

“Hamdım, piştim, yandım.”

İnsanın tekâmül yani olgunlaşma sürecini en kısa ve öz haliyle anlatan bu üç kelime hepimizin malumudur ki, Mevlana Celaleddin Rumi’ye ait. İnsan doğduğu andan itibaren hem bedenen hem ruhen, bir değişim ve gelişim sürecine girer. Bu süreç ancak öldüğümüz zaman sona erer. Yani aslında ömür dediğimiz, insanın doğumla ölüm arasındaki değişim ve dönüşüm sürecidir. İşte İslam dini, bu değişimin iyiye ve hayra, en güzele yani cennete doğru olması için kişiyi dünyadayken bir tekâmül sürecinden geçirir. Cennet fıtratı ile geldiğimiz dünyadan, yine cennete layık tertemiz bir insan olarak ayrılmamızı ister.

İslam fıkhında ve tasavvufta bu temizlenmenin ve iyiye yönelişin adına “nefis terbiyesi” adı veriliyor. Sözlükte “ruh, can, hayat, hayatın ilkesi, nefes, varlık, zat, insan, kişi, hevâ ve heves, kan, beden, bedenden kaynaklanan süflî arzular” gibi mânalara gelen (1) nefis kelimesi Kur’an’da “ruh” anlamında kullanıldığı gibi (el-En‘âm 6/93) “zat ve öz varlık” mânasında da kullanılmıştır. (Âl-i İmrân 3/28, 30) (2) Nefis kavramı Kuran’da ve hadislerde çeşitli anlamlarla yer alsa da fıkıhta ve tasavvufta en genel haliyle “kişiye kötülüğü emreden, kötülüğe meyleden, süfli arzuların kaynağı ve içimizdeki şeytan” olarak kullanılır.

İçimizde kötülüğe meyilli bir varlıkla yaşamak, cennetle neticelenmesini umduğumuz bir tekâmül sürecinde sürekli bir terbiye halinde bulunmayı gerektirir. Nefis mücadelesi ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz’den (sav) şöyle bir hadis rivayet edilmiştir: “Akıllı kişi nefsine hâkim olup onu hesaba çekerek ölüm ötesi için çalışandır. Âciz (ahmak) kalacak kimse de nefsini hevasına tabi kıldığı hâlde Allah’tan (hayır) umandır.” (3)

 

Betül TATAR TÜZÜNOL

 

Devamı Maaile Dergi Nisan Sayısında…

 

 

 

 

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kavramlar

  • Kutsal

      Yüzyılın son çeyreğinde dünyada inanılmaz şeyler oldu. Teknoloji anlamında baş döndürücü gelişmeler yaşandı. Bilgisayarlar, cep telefonları, elektronik eşyalar derken bir...

    Maaile DergiAğustos 12, 2021
  • Bitmez Hikayesi İstanbul’un; Göç

      Eşsiz bir sayı olacağına şimdiden emin olduğum, İstanbul’u anlatan bu sayıya İstanbul’un bir yarasıyla, göç kavramıyla dâhil olmak üzücü aslında....

    Maaile DergiMayıs 11, 2021
  • KİME GÖRE NORMAL, NEYE GÖRE NORMAL?

      Kuran’ı Kerim’de Rahman Suresi 8. Ayette “Sakın ha dengeyi bozmayın!” diye bir ifade yer alır. Peşinden gelen ayette tartıda ve...

    Maaile DergiAralık 13, 2020
  • Modern Cahiliye

    Bismillahirrahmanirrahim İnsanı tarif eden en çarpıcı deyişlerden biri Sadi Şirazi’ye aittir. Ona “İnsan nedir?” diye sorduklarında; “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân...

    Maaile DergiEkim 6, 2020
  • İNKARI MÜMKÜN OLMAYAN: HAK

    “Hak geldi, batıl zail oldu.” ayeti İslam’ın yeryüzüne inişini en açık anlatan ayetlerden biridir. (İsra Suresi-81) Hak kavramı, sözlükte “gerçek, sabit...

    Maaile DergiEylül 26, 2020
  • Kim Bu Namussuzlar?

    İnsanoğlunun en mahir olduğu konulardan birisi yapması gereken bir işi yapmadan önce ve yapmaktan ziyade, o iş üzerine konuşmak, konuşmak, çokça...

    Maaile DergiOcak 12, 2020
  • Bir Söz Verdik

    “Mümin dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir.” “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler!”...

    Maaile DergiAralık 8, 2019
  • ŞAHİT OL EY İNSAN!

    İnsanoğlunun şahitliği Elest Bezmi’nde verdiği sözle başladı. Dünyada Allah’ın varlığına ve birliğine iman edip hakkı üstün kılma çabasıyla devam etti. Şehadetiyle...

    Maaile DergiHaziran 17, 2019
  • ALLAH’IN ÖRTÜSÜ: TESETTÜR

    Tesettür, Allah’a bağlanmış, O’nun kurallarına teslim olmuş ve vahyi kalbine yerleştirmiş olmanın görüntüsüdür. Dünya hayatında kanun koyucu olarak Allah’ı tanımış olmanın...

    Maaile DergiMayıs 22, 2019