Ramazan ayının şüphesiz en önemli unsurlarından biri kurulan iftar sofralarıdır. Sofralarımız, muhakkak surette Ramazan’ın ruhuna uygun olmalıdır ki, bu da ibadetin özünü oluşturmaktadır. Her Ramazan ayı başlangıcında sofraların sadeliği, mideyi yormamak gerektiği gibi konular üzerinde çokça hatırlatmalar yapılmaktadır. Bunlar, hatırlatmalardan ziyade hususen alışkanlık haline dönüşmeli ki, temelde “aç kalmak” olarak görülmemesi gereken bu ibadetin manevi ikliminden istifade edebilelim. Bu alışkanlıkları hayatımızın geneline yayarak, ortak kabulümüz haline getirebilelim.
Mükellef sofraların hazırlanmasındaki çabaların özellikle hanım kardeşlerimizi ne kadar çok yorduğu ortada. Yorgunluk kadar vakit ve sağlık konuları da Ramazan ayında bilhassa ehemmiyetle üzerinde durulması gereken konulardır. İbadetlerimizin devamlılığı açısından bedensel sağlığa sahip olmamız gereklidir. Bunun yanında Ramazan ayı ibadetleri için vakit, diğer tüm zamanlardan daha kıymetli hale gelmektedir. Bu açılardan sağlık ve zaman konularında bizi kısıtlayan, sorumluluklarımızı yerine getirmekte bizi olumsuz yönde etkileyen her türlü yükü hafifletmemiz lazım gelir.
Sofralarımızı sadeleştirmek kadar önemli bir diğer konu da şudur ki, bu sofralara davet edilecek/edilmesi gereken kişilerin kimler olmalı? Ramazan ayı ikram ve infak için en büyük fırsattır. İmkânı olmayanlar için bir hurma veya su veyahut süt ile bile olsa bir oruçluya ikram ettirmek yüce ahlak timsali Peygamber Efendimizin (sav) ümmetine yaptığı tavsiyelerden biridir. Diğer bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan’ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesi’nde Cebrail onunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.” Bir başka hadis-i şerifte ise Resul-i Ekrem Efendimiz (sav), “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun alacağı sevabın aynısı kadar iftar ettirene de yazılır ve oruç tutanın sevabından da bir şey eksilmez.” buyurmuştur.
Zariyat Suresi 24. ve 27. ayetlerinde anlatılan Hz. İbrahim kıssasında, misafir ağırlamanın inceliği tüm nesillere bir örnek olarak anlatılmıştır.
FATMANUR TEKKE
Devamı Maaile Dergi Nisan Sayısında…


