Hayatımızın bir parçası olan sosyal medya ile tanışalı çok olmadı ama bu kısa zamanda henüz yüzünü görmeden dostluk kurduğumuz gençlerin sayısı hızla artıyor.
Peki, neydi bu tılsım? Bir insan nasıl olur da yazışarak derdini anlatabilir, hatta gönül bağı kurabilir bilmiyorum. Anadolu’dan Kudüs’e gönül vermiş hanımlarla ilgili sorumluluk verildiğinde ilk önce yaşadığım şehirde bulunan gençlerle bir araya gelip bir grup oluşturduk. Başlangıçta beş on kişiden oluşan grubumuz sosyal medyada yaptığımız paylaşımlarla günden güne çoğalmaya başladı. Yeni insanlar, yeni yüzler…
Çoğu kişi yaptığımız paylaşımlardan etkilendiğini ve yaptığımız programlara, çalışmalara katılmak istediğini bildiriyor ve Kudüs’e hizmet eden böyle hayırlı bir toplulukla karşılaştıkları için memnuniyetlerini bildiriyorlardı. Zaman ilerledikçe bu çalışmalarımız diğer şehirlere de yayılmaya başladı.
Elbette ki, yüz yüze iletişim daha etkili ve kaliteli. Fakat hayat şartları ve vaktimizin kısıtlı olması bazen herkese ulaşmamızı imkansız kılabiliyor. Sosyal medya aracılığı ile ülkemizin en ücra köşelerine hatta başka ülkelerdeki kardeşlerimize kadar ulaşmamızı ve çalışmalarımıza ortak etme avantajını sağlıyor. Yaptığımız etkinliklerin örnek olması ve aynı çalışmaların yayılarak devam etmesi bizim için umut verici. Anında haberdar olma ve harekete geçme kolaylığını yaşıyoruz.
Sosyal medyanın, özellikle en kıymetli sermayemiz olan zamanımızdan çaldığı muhakkaktır, lakin yaratılan her şeyin hem faydası hem de zararlı tarafları olduğunu biliyoruz. Mesela ateş bizim için büyük bir ihtiyaçtır fakat aynı zamanda yakıcıdır.
ŞENAY ŞEKER
Devamı Maaile Dergi Ağustos Sayısında…


