Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı?
Su üstüne yazı yazsan kalır mı?
Bir dünya ki haklı haksız karışmış
Boşa koysan dolmaz, dolusu alır mı? (Barış Manço)
Ecdadımız “Allah güzeldir güzeli sever” düsturundan yola çıkarak sanat dalları ile ruhunu yükseltmenin, estetik bir zevk ile yaşamına lezzet katmanın yoluna gitmiştir.
En büyük sanatçı Allah olduğu için O’na bu yolla ulaşmanın gamını çekmiştir.
Doğal olarak, bu gayret ve hissiyat, ecdadımızı pek çok sanat dalını ortaya çıkarıp uygulamaya almasına neden olmuştur. Ki ebru da bu sanat dallarından biridir.
Ortaya çıkaranı olmasa bile Osmanlı, güzel olup özüne uyan sanatları bünyesine almış, kendisinden pek çok şey katarak kültürünün parçası haline getirmiştir. İşte ebru sanatı da tam olarak bu şekilde bize has hale gelen enfes bir sanattır.
Barış Manço’nun sorusuna evet su üstüne yazı yazsan kalır cevabını verebilen tek güzelliktir.
Ebru adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle beraber, sanatın bize İran üzerinden geçmesinden olsa gerek “bulutumsu”, “bulut gibi” anlamına gelen Farsça “ebri” kelimesinin adına ilham kaynağı olduğu veya Orta Asya dillerinden Çağatayca’daki “ebre” (hare gibi, damarlı) kelimesinden geldiği kabul edilir.
Gerçekten de ebru; kağıt üzerine bıraktığı her biri tam anlamıyla eşsiz olan soyut desende, mermer deseni gibi, gökyüzündeki bulutlar gibi iz bırakır.
Aynı ebrudan bir ikincisini yapmak, aynı tekne, aynı su, aynı boyalar kullanılsa bile imkansızdır. Bu nedenledir her kâğıda alınan ebrunun eşsizliği.
Kısaca ebru sanatını tanımlayacak olursak: Kitre veya benzeri maddelerle yoğunlaştırılan su üzerine, at kılından fırça yardımıyla boya serpildikten sonra oluşan kompozisyonun, kâğıt üzerine aktarılması yöntemiyle yapılan kâğıt süsleme sanatıdır.
HABİBE ALPAY AYDIN
Devamı Maaile Dergi Temmuz Sayısında…


