Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının temelleri, ilk olarak 1989’da Başbakanlığa bağlı olarak kurulan Aile Araştırma Kurumu ile atılmıştır. 2004’te yine Başbakanlığa bağlı Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü adını almıştır. Aile Araştırma Kurumu, temel görevlerinden ziyade, Avrupa Uyum yasaları kapsamı gereği aile planlaması adı altında nüfusun azaltılması dolayısıyla ileriye yönelik iş gücü ve ülke ekonomisinin yavaşlaması bağımsızlığın azaltılmasını hedeflemiştir.
Dönemin Avrupa Birliği (AB) Uyum Yasaları çerçevesinde, zina hiçbir Avrupa Birliği üyesi ülkede suç değildi. Türkiye’de de suç olmaması isteniyordu. 2002 yılındaki Medeni Kanun’da kadınlara birçok hak verildi. Mal paylaşımında kadınlar daha geniş haklara sahip oldu, erkeklere evden uzaklaştırma gibi cezalar öngörüldü. Bu kanunlar da Avrupa Birliği Uyum Yasaları kapsamında belirlendi. Oysa Türkiye’de nüfus planlamasından önce konuşulması gereken ahlaki çöküntü ve zinanın suç olmaktan çıkarılması, dolayısıyla da kürtaj kanununun değiştirilmesi olmalıydı. Zina suç olmaktan çıktığı zaman, evlilik dışı çarpık ilişkiler çoğalmış, bunun sonucu olarak istenmeyen gebelikler ortaya çıkmış kürtaj yasası ile de cinayetler meşru gösterilmiştir.
12 Eylül döneminde bakanlık yapan İmren Aykut, kürtajı onaylayan yasanın gerekçesi olarak, “Çok sayıda kadın ölüyordu ve muayenehanelerde gizli kürtaj yapılıyordu. Hiçbir yasa sebepsiz çıkarılmaz. Burada birçok kadının hayatını kaybettiğini görünce bu yasa yapıldı. Ben hâlâ o dönemdeki kanaatimizin doğru olduğunu düşünüyorum. Kadınlar elbette çok mahrem bir mesele olduğu için gelip bize tam olarak ne yaşadıklarını söyleyemediler ama gördük ki pek çok kadının hayatı kurtuldu. Bunu bize istatistikler söylüyor.” ifadelerini kullanıyordu.
BİRSEN BAĞCI
Devamı Maaile Dergi Temmuz Sayısında…


